İçeriğe geç
GÜNDOĞDU Hukuk Danışmanlık ve Arabuluculuk Garden Office Randevu Al

İşçilik alacaklarında zamanaşımı: hangi alacak ne kadar sürede zamanaşımına uğrar?

Kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti ile fazla çalışma ve ücret alacakları farklı başlangıç anlarına tabidir. Sürenin kaçırılması, hakkın kendisini değil dava edilebilirliğini ortadan kaldırır.

İş Hukuku · Pazartesi, 7 Eylül 2026

İşçilik alacaklarında en sık sorulan sorulardan biri, "ne kadar geriye gidebilirim" sorusudur. Yanıt, alacağın türüne ve iş sözleşmesinin sona erme tarihine göre değişir.

Beş yıllık süreye tabi olan alacaklar

25 Ekim 2017 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile, bu tarihten sonra sona eren iş sözleşmelerinden doğan şu alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabi tutulmuştur:

• Kıdem tazminatı
• İhbar tazminatı (bildirim şartına uyulmaksızın yapılan fesihten doğan tazminat)
• Kötüniyet tazminatı
• Yıllık izin ücreti
• Eşit davranma ilkesine uyulmaması nedeniyle doğan tazminat

Bu tarihten önce sona eren sözleşmelerde ise bu kalemler bakımından on yıllık süre uygulanır. Dolayısıyla fesih tarihi, hangi sürenin uygulanacağını belirleyen ilk veridir.

Ücret niteliğindeki alacaklar

Ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile prim ve ikramiye gibi alacaklar, dönemsel edim niteliğinde olduklarından beş yıllık zamanaşımına tabidir. Burada süre, her bir alacağın muaccel olduğu (ödenmesi gerektiği) tarihten itibaren ayrı ayrı işler.

Bu nedenle iş ilişkisi devam ederken de bu alacaklar bakımından zamanaşımı işlemeye devam eder; "işten ayrılınca hepsi birden istenir" şeklindeki yaygın kanaat doğru değildir.

Zamanaşımı ile hak düşürücü süre aynı şey değildir

Zamanaşımı, hakkın kendisini değil dava yoluyla elde edilebilirliğini etkiler ve karşı tarafça ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz. Hak düşürücü süre ise hakkın kendisini sona erdirir ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.

İşe iade talebi bakımından öngörülen bir aylık süre, hak düşürücü süredir. Bu süre kaçırıldığında işe iade talebi ileri sürülemez; kıdem ve ihbar tazminatı gibi diğer alacaklar ise kendi zamanaşımı süreleri içinde talep edilebilir.

Süreyi kesen ve durduran hâller

Arabuluculuk başvurusu, dava açılması, icra takibi başlatılması ve borcun ikrarı gibi hâller zamanaşımını keser; kesilmeden sonra süre yeniden işlemeye başlar. Kısmi dava açılması hâlinde ise zamanaşımının yalnızca talep edilen kısım için kesileceği yönündeki uygulama, alacağın tamamı bakımından ayrıca değerlendirme yapılmasını gerektirir.

Ne yapmalı?

İş sözleşmesi sona erdikten sonra hukuki değerlendirmenin geciktirilmemesi, hem hak düşürücü sürenin korunması hem de delillerin (bordro, puantaj, görev tanımı, yazışmalar) hâlen ulaşılabilir olması açısından önemlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya tavsiye niteliğinde değildir. Durumunuza özel değerlendirme için randevu oluşturabilirsiniz.

Diğer yazılar

Okumaya devam edin.

Tüm yazılar